Lyme Hastalığı Terapisi

Çalışma Saatleri : Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00
  Whatsapp No: : +90 530 123 49 58

Tüm Yazı Kategorileri Uncategorized

Lyme ve Antibiyotik Tedavisi

Lyme hastalığının tedavisi ve antibiyotikler iç içe geçmiştir. Lyme hastalığının tedavisinin farklı süreçlerinde ağız yoluyla ya da intravenöz (sıvı maddenin doğrudan damar yoluyla verilmesi) antibiyotik tedavisi uygulanır. Sinir sistemi tutulumunda ise ağızdan antibiyotik tedavisi yerine parenteral uygulama (ilaç veya serumların ağız yolu ile değil damar yolu, adele içi gibi yollarla verilmesi) yapılır. Lyme tedavisinde antibiyotik tedavisi, hastanın durumuna göre 4-21 günden başlayıp 60 güne kadar uzayabilir. Zamanında uygulanan doğry tedavi ile hastalığın ilerlemesi önlenebilir.

Daha detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz; 0530 123 49 58

Devamı

Nöral Terapi Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Nöral Terapi Nedir? Nasıl Bir Tedavidir?

Nöral terapide mikrop, bakteri, virüs, co enfeksiyonları, parazitler ve ağır metaller hastada öğrenilerek tedavi edilebilir.Kişide çıkan sonuçlar LYME  tedavisinin temelini oluşturmaktadır.

Nöral terapi ya da nöral tedavi tanımlaması iyileşme için bedenin network ağına, uyarıcı ve düzenleyici etki edilmesi anlamında kullanılmaktadır.

Otonom sinir sistemi tüm bedenimizi kapsayan network’tür. Kablo gibi sinirlerden oluşmaz. Hücrenin elektriksel potansiyeli, hücreler arası sıvı ve sinirlerden oluşan matriks sistemdir.

Nöral terapide otonom sinir sistemi düzenlenir. Bozucu alanlardaki olumsuz uyaranlar nötralize edilir.

Hastalıklarımızın ve geçmeyen ağrılarımızın temelinde otonom sinir sisteminde oluşan bio-elektriksel hasarlar yer almaktadır. Yaşamımız boyunca geçirdiğimiz mikrobik hastalıklar, ameliyatlar, kazalar, fiziksel ve psikolojik travmalar bio-elektriksel sorunlu alanlara sebep olabilmektedir.

Bademciklerimiz iltihaplandığında, dişimiz çürüdüğünde, diş tedavisi olduğumuzda ya da sezaryen gibi bir ameliyat sonrası o bölgedeki iletişim ağı etkilenir. Yaşam boyu kalıcı olabilen bio-elektriksel hasarlar oluşabilir. Bozucu alan denilen bu bölgelerin cildine yapılan nöral terapi ile iletişimdeki bozukluk düzeltilmektedir.

Nöral terapi bir enjeksiyon tedavisi olarak algılanabilir ama amaç iğneyle ilaç zerk etmek değildir. Aslında en önemli tedavi edici özelliği hekime bozucu alan yaklaşımını kazandırmasıdır. Böylece hekim hastalığın kaynağını bulmak konusunda ciddi yol gösteren bir perspektif kazanır.

Türkiye’de LYME  konusunda uzman hekimlerle ve naturopathy uzmanlaryla yurtdışından ve ülke genelinden gelen hastalara holistik (bütünsel) bakış açısıyla hizmet verilmektedir.

Nöral Terapinin Etkili Olduğu Hastalıklar

Nöral  terapide mikrop, bakteri, virüs, co enfeksiyonları, parazitler ve ağır metaller hastada öğrenilerek tedavi edilebilir.Kişide çıkan sonuçlar LYME  tedavisinin temelini oluşturmaktadır.

Nöral terapi hemen hemen her hastalıkta kullanılabilen bir tedavi metodudur.
Özellikle klasik tıbbın yetersiz kaldığı uzun süreli, geçmeyen ağrılarda çok etkindir. Hormonal bozukluklarda, sistemik bazı hastalıklarda da etkili olur. Genel sağlık için koruyucu etkisi de çok yüksektir.

Ağrı Tedavisi

  • Migren
  • Gerilim tip baş ağrısı
  • Küme baş ağrısı
  • Trigeminal nevralji
  • Fibromiyalji (yumuşak doku romatizması)
  • Bel-boyun-sırt ağrısı ve fıtıkları, omurga kireçlenmeleri
  • Tüm nevraljilerde ( zona ağrısı, nöropatik ağrı, sinir travmaları)

Nörolojik Hastalıklar

  • Tüm baş ağrıları
  • Baş dönmesi (vertigo), kulak çınlaması (tinnitus), meniere hastalığı
  • Yüz felci (periferik fasiyal paralizi)
  • Karpal tunel sendromu (el bileği sinir sıkışması), ulnar oluk sendromu
  • Diğer nörolojik hastalıklarda da kullanılabilir.

Diğer Hastalıklar

  • Hormonal bozukluklar, adet düzensizlikleri, erken menopoz
  • Tiroit hastalıkları
  • Vücutta ameliyat izleri
  • Tonsillit gibi sık tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Diz, omuz ağrısı, tendinit, spor yaralanmaları
  • Fibromiyalji ve diğer romatizmal hastalıklar
  • Türkiye’de LYME  konusunda uzman hekimlerle ve naturopathy uzmanlaryla yurtdışından ve ülke genelinden gelen hastalara holistik (bütünsel) bakış açısıyla hizmet verilmektedir.

Nöral Terapinin Yan Etkisi Var mıdır?

Nöral terapi yaptırmayı düşünen hastalarda “İğnelerin içinde ne var?” ve “Sinire iğne yapılınca zarar verir mi?” korkusu oluşabilmektedir. Ülkemizde çok bilinmese de neredeyse bir asırdır batıda uygulanan nöral terapinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

  • Doğal bir tedavi olarak kabul edilen nöral terapi ilaç tedavisi değildir.
  • Nöral terapi manyetik alan tedavisi ile desteklenir

Nöral Terapi Kimlere Uygulanabilir?

Nöral terapi, çoğunlukla çaresiz, ilaç tıbbında çözüm bulamamış hastaların tercih ettiği bir tedavi metodudur. Hasta veya hasta yakını bir şekilde nöral terapiyle tanıştıktan sonra yeni gelişen durumlarda nöral terapiyi ilk tercih olarak kullanır. Nöral terapi çocuk ve yaşlılar dahil olmak üzere her hastaya uygulanabilir.

  • Hamile ve emziren annelerde uygulanabilir.
  • Tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklar ve hastanın kullandığı ilaçlar tedaviye engel değildir.
  • Anti-koagülan (kan sulandırıcı) ilaç kullananlarda bazı uygulamalarda dikkatli davranılmalıdır.
  • Nöral terapi sadece myastenia graves kas hastalarında uygulanmaz.

Türkiye’de LYME  konusunda uzman hekimlerle ve naturopathy uzmanlaryla yurtdışından ve ülke genelinden gelen hastalara holistik (bütünsel) bakış açısıyla hizmet verilmektedir.

Nöral Terapi Nasıl Uygulanır?

Nöral terapi; sinir tedavisi, iğne, enjeksiyon kelimelerini içerir. İğneler sinire yapılmaz. Otonom sinir sistemi her yerdedir. Nöral terapinin amacı uyarım sağlamaktır. Enjeksiyonlar uyarım amacıyla yapılır.

Nöral terapide çoğunlukla cilde yapılan küçük iğneler yeterli olur. Ayrıca organlara, vücuttaki tüm yara ve ameliyat izlerine uygulama yapılabilir.
Bu iğneler “bir yere ilaç zerk etmek” tarzında değildir. Amaç otonom sinir sisteminde olumlu uyarımı oluşturmaktır. Tüm nöral terapi disiplini içinde daha farklı derin iğneler olsa da Gökmen Yaklaşımı’nın uygulandığı hastalar grubunda bu uygulamalara gerek yoktur.

Nöral terapi bir iğne tedavisi olarak algılanmamalıdır. Ayrıca ciddi iğne fobisi olanlara dahi rahatlıkla uygulanabilir. İğneler sinire yapılmaz, cilde yapılır. Kullanılan kısa etkili lokal anesteziğin (procain) bio-elektriksel etkisinden faydalanılır.

Nöral terapi özellikle ağrı konusunda etkili, bilimsel bir tedavi yaklaşım ve yöntemidir.

Türkiye’de LYME  konusunda uzman hekimlerle ve naturopathy uzmanlaryla yurtdışından ve ülke genelinden gelen hastalara holistik (bütünsel) bakış açısıyla hizmet verilmektedir.

Nöral Terapi Öyküsü, Nöral Terapi Nasıl Geliştirildi?

Yaklaşık bir asırdır uygulanan nöral terapinin öyküsü, 1920’lerde Alman iki anestezist Ferdinand ve Walter HUNEKE kardeşlerin dikkatlerini çeken bir olayla başlamıştır.

Her iki hekim migrenini bir türlü geçiremedikleri kız kardeşlerine ağrı kesici bir ilaç kompozisyonunu damardan uyguladıklarında kız kardeşlerinin ağrısının geçtiğini, neşeli ve mutlu bir hale geldiğini gözlemlemişlerdir.

Ağrı kesici ilaç etkisini göstermeden olan iyileşmenin, yanlışlıkla verdikleri procainin etkisinden olabileceğini düşünmüşlerdir.

Bozucu Alan Nasıl Bulundu?

Huneke kardeşler birçok hastalıkta procain enjeksiyonlarını kullanmışlardır. Procainin olumlu etkilerini klinik değerlendirmişlerdir. 1940 yılında, Dr.F.Huneke sağ omzunda bir türlü geçmeyen ağrı ve hareket kısıtlılığı olan hastasını, omuz bölgesine uyguladığı procain tedavisi ile iyileştirememiştir.

Aynı hasta kısa süre sonra çocuklukta geçirdiği sol ayağındaki kemik iltihabı yarasının tekrar ağrıdığını belirterek başvurmuştur. F.Huneke bu bölgeye procain uygulamıştır. Enjeksiyonu yapar yapmaz daha önce tedavi yapamadığı omuz ağrısının anında geçtiğine şahit olmuştur.

F.Huneke bu durumu “flash etki-yıldırım etkisi” olarak tanımlamış, lokal anesteziklerin uzak etkileri üzerine makalesini yazmıştır.

F.Huneke bundan sonra nöral terapinin babası olarak kabul görmüş ve bozucu alan uygulaması nöral terapide yerini almıştır.

Bilimsel Gelişmeler

Organizmada hasta edici dış etkenlerin öncelikle sempatik sonlanmalarda frekans ve amplitüd değişikliği yaptığını hücresel hasarın sekonder geliştiğini günümüzde biliyoruz. Patolog Ricker ile yolculuğumuz başlıyor. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında Ricker; “Organizmada hastalandırıcı dış etkenler öncelikle sempatik sonlanmalarda frekans ve amplitüd değişikliği yapar.” diyerek otonom sinir sisteminin önemini vurgulamıştır.

1960’larda Viyana’da bir grup bilim adamının çalışmaları ile nöral terapinin nasıl etkilediğinin bilimsel temelini açıklamıştır.

Bu çalışmalarla geliştirilen teori (cell-enviromental system) Prof. Pischinger ve Prof. Heine tarafından geliştirilerek “Temel Sistem (Matriks) Teorisi” adını almıştır.

1990’larda Nobel ödüllü, Alman fizyologları Prof. Neher ve Dr. Sakman, iyon kanalları- informasyon ve regülasyon impulslarının değişimi çalışmaları ile procainin nasıl bio-elektriksel etki gösterdiğinin bilimsel temelini tamamlamışlardır.

“1900’lerin başında Fizyolog von Hering otonom sinir sisteminin önemi vurgulayarak, nörovegetatif sistemin akıllı ve mantıklı kullanımı, geleceğin tıbbının en önemli öğesi olacaktır, demiştir.”

Türkiye’de LYME  konusunda uzman hekimlerle ve naturopathy uzmanlaryla yurtdışından ve ülke genelinden gelen hastalara holistik (bütünsel) bakış açısıyla hizmet verilmektedir.

 

Devamı